ALTIN
 969,19
DOLAR
 16,4180
STERLİN
20,8430
EURO
 17,6435

Günümüz Dünyası küreselleşme dönemi olarak ifade edilmektedir. Bu dönem elektronik iletişim devriminin ürünü olarak ifade edilen bir dönemdir. Bu şekilde ifade edilmesi boşuna değildir. Özellikle, iletişim imkânlarının çok fazla ve erişimin çok kolay olması bu şekilde bir sonucu ortaya koyuyor.

Öyle ki, insanların iletişim rahatlığı ve kolaylığı dünyayı küçültüp küresel köy haline dönüştürmüştür. Bu durum da toplumları, kültürleri, sosyal yapıları, ekonomileri ve toplumlarda yaşayan insan davranışlarını değiştirip dönüştürmüştür. Bu dönüşümden en fazla etkilenen insanların çocuklar olduğu da bir ralitedir.

Çocuklar kolay internet erişimi ve videolarla hem kolay öğrenmekteler hem de kolaylıkla olumsuz diye nitelendirilebilecek kültürel istila alanlarının hedefiolmaktadırlar. Çünkü çocuklar henüz gelişmemiş algılarının da etkisiyle nelerin zararlı nelerin faydalı olduğunu tespit edebilecek durumda olamayan varlıklardır. Bu özelliklerinden ötürü bilinçli ya da bilinçsiz olarak izlediklerinin etkisinde kalarak davranış bozukluğu sergileyen konumunda olacaklardır.

Şiddete eğilimin artmasının yanı sıra, çocukların kendilerini ifade etmekte zorlanmalarının da söz konusu olacağını ifade edebilmek mümkündür. Birlikte yaşamanın önemli kurallarına adapte olmak zorluğunun yanında, insanlardan kaçıp görsellerle yaşamayı tercih eden çocuklar kendine ve toplumuna yabancı olan bireyler olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda kendisine zorbalıkta örnek olacak modelleri baz alan çocuklar aile bireylerinin etkisinden her geçen gün biraz daha uzak kalmayı tercih etmektedirler.

Kendi yaşam alanını odası veya kalabalığın yanındaki bir köşede gömüldüğü videolar olarak seçmiş olan bir çocuğun odak noktasını gerçek alemden daha ziyade sanal alem oluşturmaktadır. Hayatında bulunan gerçek kahramanlardan ziyade video kahramanlarının etkisiyle ilişki kuran çocuklar çok önmli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Yaşam döneminin önemli kırılma noktalarına bu şekilde giren çocukların bir girdabın içerisine sürüklendikleri ve bu girdaptan da kolay kolay kurtulamayacakları önemli sorunlardan olarak kayda geçmektedir.

İnsanlar, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, çevresindeki faktörlerden kolaylıkla etkilenen varlıklardır. Bu etkilenme şahsiyetin henüz teşekkül etmediği dönemlerde daha kolay ve etkili bir biçimde gerçekleşmektedir. Çocukluk önemli oranda arayışın söz konusu olduğu bir yaşam dönemidir. Bu arayış dönemlerinde her yönden gelecek esintilerkişiyi bir başka yöne çekebilir. Bu olgulardan ötürü sanal alemin çocuklar üzerindeki etkisini bertaraf edebilecek yöntemler geliştirilmelidir.

Hem de bu konuda geliştirilecek politikaların devlet politikası niteliğinde olmasında büyük bir fayda vardır. O partinin ya da bu partinin değil, bu sorunlar memleketin meselesidir. Nesillerin elimizden kayıp gitmesini istemiyorsak, acil olarak nasıl önlemler geliştirilebileceğinin tartışılacağı forumlar, açık oturumlar ve toplantılar yapılmalıdır. Bunların sonucunda da kararların alınıp uygulanması elzem olacaktır.

Yetişme zamanındaki henüz erişmemiş ham meyve gibi düşünülebilecek olan çocukların erken dönemlerdeki sanal alem tuzaklarından kurtarılması çok önemlidir. Özellikle önce insanların ebeveynler olarak eğitilip aydınlatılması sonra da yayıncılık ile ilgilenenlerin yayıncılık politikalarının gözden geçirilmesi gerekmektedir. İnternet yayıncılığının sorumsuz ve hesap vermeyen yönlerinin bertaraf edilmesi çok önemli bir adım olacaktır. Bazı insanlar kolay yoldan para kazancaklar diye bizim nesillerimizin feda ve heba edilmesi gerekmez. Feda edilecek şeyler liralar, dolarlar, eurolar olabilir ama bu feda olma, yeni nesillerin mahvolması biçiminde geleceğimiz dediğimiz nesiller olmamalıdır.

Unutmayalım ki yeni nesiller bizim istikbalimizdir. Yani geleceğimizdir. Gelecekte de bağımsız bir toplum istiyorsak yeni nesillerimizi duyarlı, bilgili ve ilgili yetiştirmeliyiz. Ne kadar çok sosyal varlık olmayı başarmış ve vatanımızda yaşamaktan mutlu bireyler yetiştirirsek, o kadar çok geleceğimizi sigortalamış oluruz.

Son sözümüz iki gün önce Yirmibeşinci Ölüm Yıldönümünde andığımız Başbuğ Alpaslan Türkeş’in bir vecizesi olsun: “Gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünmeliyiz.”

Saygılarımla.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.