İSTANBUL- Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kadın Gazeteciler Komisyonu, 5 Mart 2026 Perşembe günü saat 14.00’te yapay zeka, cinsiyet eşitsizliği ve hukuk ilişkisini ele alan bir toplantı düzenledi. “Yapay Zeka, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Gazetecilik” başlıklı toplantıda dünyada hızla yaygınlaşan yapay zeka teknolojilerinin yarattığı yeni eşitsizlik alanları, etik ihlaller, hukuksal sorunlar ve dijital tekelleşme başlıkları tartışıldı.
TGC BAŞKANI VAHAP MUNYAR: YAPAY ZEKA ARTIK DEMOKRASİNİN, EŞİTLİĞİN VE GAZETECİLİĞİN DOĞRUDAN MESELESİ
Toplantının açılış konuşmasını TGC Başkanı Vahap Munyar yaptı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her dört büyük ölçekli girişimden birinin artık bir yapay zeka sistemi kullandığına dikkat çeken Başkan Munyar, “Yapay zekayı en hızlı sahiplenen sektör, tartışmasız bilgi ve iletişim sektörü. Bu alanda faaliyet gösteren her iki işletmeden biri artık yapay zeka ile çalışıyor. Türkiye’de her 5 kişiden 1’i yapay zeka kullanıyor. Erkeklerde kullanım oranı yüzde 20,4 iken kadınlarda ise yüzde 17,9 olarak belirlenmiş” diye konuştu. Başkan Vahap Munyar şöyle devam etti:
“Erkekler mesleki amaçlı daha fazla kullanırken kadınlar eğitim amaçlı kullanımda önde görünüyor. Bu veriler ışığında aslında toplumsal olarak yeni bir eşikte olduğumuzu söyleyebiliriz. Yapay zeka yalnızca mühendislerin, teknoloji şirketlerinin ya da veri bilimcilerin konusu değil. Yapay zeka; artık demokrasinin, insan haklarının, eşitliğin ve gazeteciliğin doğrudan meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz gibi gazetecilik mesleğinde de yapay zeka kullanılmaya başlandı. Yaşadığımız çağda gazeteciler açısında da mesele sadece teknoloji değil, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün bu süreçte nasıl etkileneceği? Yapay zekanın etik ve eşitlik temelli bir çerçevede kullanılıp kullanılamayacağı. Gazetecilik hakikati savunma mesleğidir. Eğer yapay zeka hakikati çarpıtan, eşitsizliği büyüten bir araca dönüşürse, gazeteciliğin temel değerleri zarar görecek. Bizler; bugünden eşitlikçi, etik ve insan haklarına dayalı bir çerçeve oluşturabilirsek, yapay zeka demokrasiyi güçlendiren bir araca dönüşebilir. Daha iyi gazetecilik yapabilmek için bir fırsat olabilir.”
SİBEL GÜNEŞ: YAPAY ZEKA GAZETECİLİKTE ETİK VE YASAL SINIRLAR İÇİNDE KULLANILMALI
Toplantıda yapay zeka ve etik ilişkisine de dikkat çekildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ise gazetecilerin de gündemindeki yapay zekanın etik bildirgelerde yer almasının önemine işaret ederek şöyle konuştu:
“TGC Meslek ilkelerini İzleme Komisyonumuzla Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni güncelledik. Yapay zeka, bildirgedeki önemli başlıklardan biri. Bildirgeye göre bizler gazeteciler olarak yapay zeka teknolojilerini, etik ve yasal sınırlar doğrultusunda kullanmalıyız. Yapay zeka destekli haber, yazı, fotoğraf, video, grafik, tasarım gibi her türlü içerik üretimini, editörlerin nihai kontrolü ve denetimi altında yürütmeli. Gazeteci, yapay zeka kullanarak gerçeğe aykırı içerik üretmemeli; oluşturulan tüm içeriklerde hangi yapay zeka programı ile üretildiğini mutlaka belirtmeli; yapay zeka programına verdiği komutları saklamalı. Ayrıca TGC’nin ödül başvurularında da gazetecilerin haberlerinde yapay zeka kullanıp kullanmadıklarını beyan etmesi gerekiyor. Seçici Kurullar bu beyana göre başvuruları değerlendiriyor.”
AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN: ERİL DİLİN DEĞİŞMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Toplantıda TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu Başkanı Ayşegül Aydoğan Atakan komisyonun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
“TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu, kadın gazetecilerin yaşadığı mesleki sorunları ortaya koymak ve medyadaki cinsiyetçi dilin değişmesine katkı sunmak için kuruldu. Komisyon olarak eril dilin değişmesi için çalışıyoruz. İlk olarak Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu’nu hazırladı. Medya kuruluşlarında ve iletişim fakültelerinde gazeteci adaylarına yönelik Medyada Cinsiyet Eşitlikçi Dil Eğitimleri verildi. Dünya Kadınlar Günü’nde her yıl TGC üyeleriyle toplantılar yapıldı. Kadın yürüyüşlerine katıldık. Yine her yıl 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle toplantılar düzenledik. Meslektaşlarımızın yaşadığı sorunları ortaya koymak adına anket çalışmaları yaptık. Kadın sorunlarına eğilen haber çalışmalarını ödüllendirmek amacıyla Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri kapsamında Kadın haberi kategorisi oluşturuldu. Son olarak TGC Medyada Cinsel Şiddet ve Tacizi Önleyici Politika Belgesi hazırlandı kamuoyu ile paylaşıldı.”

GÖKSEL GÖKSU: YAPAY ZEKA ARTIK ARAMA MOTORU OLARAK KULLANIYOR
TGC Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Gazeteciler Komisyonu Koordinatörü Göksel Göksu gazeteciler arasında yapay zeka kullanımının giderek yaygınlaştığına vurgu yaparak şöyle konuştu:
“Gençler onsuz yapamıyor diye düşünüyorken artık kimse onsuz yapamaz hale geliyor. Hatta somut olarak yapay zekanın bir arama motoru gibi kullanıldığını görüyoruz gündelik hayatımızda. Yani Google'dan arama yapmak yerine herkes, buna haberciler de dahil yapay zeka üzerinden araştırmak istedikleri konuları araştırıp yapay zekanın kendilerine verdikleri cevaplar üzerinden de ürettiklerini biçimlendiriyorlar. Yaptıkları şeye doğrudan yapay zekanın çizdiği perspektiften bakar hale geliyor. Bu bir tehlike. Bunu tehlike görmemizin nedeni yapay zekanın veri tabanıyla ilgili olarak kafamızdaki soru işaretleri. Bu sistemler, büyük ölçüde geçmişte üretilmiş dijital içeriklerden ve veri tabanlarından öğreniyor. Ancak söz konusu dijital geçmişin önemli bir bölümü erkek egemen üretim süreçlerinden besleniyor. Bu durum, yapay zeka tarafından üretilen yanıtların da mevcut eşitsizliklerin yeniden üretmesine yol açabiliyor. Medya alanında ise yapay zeka destekli içerik üretimi; kadınların görünürlüğünün azalması, klişelerin güçlenmesi ve uzman görüşlerinde erkek ağırlığının sürmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Veri tabanlarında kadınların yeterince temsil edilmemesi; yapay zekanın tarafsız görünen ancak eşitsizliği yeniden üreten çıktılar oluşturmasına neden olabiliyor.”
ECE PARALI ÖZTAN: YAPAY ZEKA ETİK AŞILAYAMAZ AMA KAPASİTEYİ GELİŞTİRMEYİ DESTEKLEYEBİLİR
Bağ Etkileşimli Öğrenme Derneği Başkanı Doç. Dr. Ece Paralı Öztan ise konuşmasında yapay zekanın artık soyut bir gelecek değil, içinde yaşadığımız bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti:
“Gazetecilik ve medya alanında, bu teknoloji her gün kararlar alıyor: kimin sesini duyacağız, hangi konular önemli sayılacak, kimin görüntüsü ekranda yer alacak. Ancak bu kararlar, çoğu zaman görünmeyen kalıp yargılar ve nefret dilinin tekrar edilmesiyle alınıyor. Kadın gazetecilere yönelik dijital saldırılar artarken, haber kaynaklarında kadınların temsili azalıyor. Algoritmalar, mevcut eşitsizlikleri pekiştiriyor. Ama bu kaçınılmaz değildir. Canavarın karnında yaşasak da, dışarı çıkmak mümkün. Yapay zeka, medyada eşitsizliği hem derinleştirme hem de onarma potansiyeline sahip. Yapay zekanın en önemli riskleri deepfake ve manipüle edilmiş içerikler. Taraflı verilere dayalı algoritmik cinsiyet eşitsizliği. Pozitif yönleri ise haber dilindeki önyargıları ve kurban suçlayıcı kalıpları tespit edebilir. Dengeli temsil sağlamak için gazetecilerin eğitilmesinde kullanılabilir. Haber odalarında editoryal hesap verebilirliği artırabilir. Yapay zeka kapasitemizi artırabilir ancak bize ahlaki değerleri öğretemez. Yapay zeka empati veya etik aşılayamaz, ancak kapasite geliştirmeyi destekleyebilir. Ancak yapay zeka sadece uyarabilir, analiz edebilir ve tespit edebilir; değerler bizden gelmelidir. Haber odalarında toplumsal cinsiyet masaları kurmalı, feminist eğitmenler sisteme dahil edilmeli ve kendi hesap verebilirlik mekanizmalarını inşa etmelidir. Yapay zeka, eleştirel insan müdahalesinin yerini alamaz, onu ancak tamamlayabilir.”
CEREN KALI: HER BEŞ KADIN GAZETECİDEN BİRİ YAPAY ZEKA KULLANILARAK ŞİDDETE MARUZ KALIYOR
İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonu Başkanı Av. Ceren Kalı ise konuşmasına “Dünyada son araştırmalara göre her 5 kadın gazeteciden 1’i yapay zeka araçları kullanılarak şiddete maruz kalıyor” diye başladı ve ekledi:
“Söz konusu tespit, çarpıcı bir veri olmakla birlikte son derece kaygı verici. Uluslararası düzenlemelerin, henüz ulusal hukukta bir değişiklik yaratmadığı bu dönemde ülkemizdeki kadın gazetecilerin içinde bulunduğu riski artıyor. BM Kadın Birimi’nin Aralık 2025’te yayınladığı alana dair en yeni rapora göre 119 ülkeden 640 Kadın ile araştırma yapılıyor. Bunların 354’ü kadın gazeteci ve medya çalışanı. Ankete katılan kadın gazetecilerin yüzde 73'ü mesleklerini icra ederken çevrimiçi şiddete maruz kaldıklarını belirtmiş. Kadın gazetecilerin yüzde 42'si, çevrimiçi ortamda başlayan şiddetin fiziksel saldırı, takip, taciz veya sözlü saldırı gibi çevrimdışı zararlara dönüştüğünü bildirmiş. Kadın gazetecilerin yaklaşık yüzde 19'u kendilerine yönelik şiddetin yapay zeka teknolojileri (deepfake, sahte ses kaydı vb.) kullanılarak gerçekleştirildiğini ifade etmiş. Bunlar ciddi sorunlar. İşin bir de yasal boyutu var. Türkiye’de Yapay Zeka Yasası yok. AB düzenlemesine paralel olması beklenen bir taslak söz konusu.Bu süreçte gazeteciler kullanılan yapay zeka araçlarından şeffaflık talep etmeli, veri kirliliğine karşı tüm haber üretimlerinde doğruluğu mutlaka sorgulamalı.”
ZEYNEP BURCU ŞAHİN: HABERLERDE YER ALAN UZMANLARIN YÜZDE 70’İ ERKEK
Yapay zeka sistemlerinin tarafsız olmadığına dikkat çeken İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Burcu Şahin algoritmaların tarihsel veri setleri aracılığıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini yeniden üretebildiğini vurguladı. Zeynep Burcu Şahin konuşmasında şu görüşlere yer verdi:
“Yapay zeka tarafsız değildir. Yapay zeka, toplumsal hafızanın dijitalleşmiş halidir. Yapay zeka bir bilinç değildir. Bir tarihsel hafızadır. Ve o hafıza, yüzyıllardır erkek merkezli üretilmiş bir bilgi rejiminin içinden beslenir. Algoritmik sıralama sistemlerine baktığımızda şu sorularla karşılaşıyoruz. Yapay zeka kimi görünür kılacak? Kimi daha az gösterecek? Kimin uzmanlığına daha çok atıf yapacak? Bu görünmez bir editoryal güçtür. Ve bu güç artık insan editörle paylaşılmaktadır. Yapay zeka tarafsız değildir çünkü: Veriler tarafsız değildir. Tarihsel kayıtlar eşit değildir. Dijital temsil alanı eşit değildir. Teknoloji toplumsal cinsiyet rejiminin dışında değil, tam merkezindedir. Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre teknoloji sektöründe kadınların oranı küresel ölçekte yaklaşık yüzde 25–30 bandındadır; yapay zeka uzmanlığında bu oran daha da düşmektedir. Küresel medya izleme çalışmalarına göre haberlerde uzman olarak yer alan kişilerin yaklaşık yüzde 70’ten fazlası erkektir. Gazeteciler için algoritmik farkındalık eğitimi gerekiyor. Gazeteciler yapay zekayı kullanmayı değil, yapay zekayı sorgulamayı öğrenmeli. Editoryal denetime mutlaka dikkat edilmelidir. Haber arşivleri ve veri setleri cinsiyet eşitliği perspektifiyle yeniden yapılandırılmalı. Kadın uzman görünürlüğü artırılmalı. Yapay zekayı eşitlik içinde kullanabiliriz. Çünkü teknoloji kader değildir. Teknoloji politik bir tercihtir. Geçmişte manşetler eşitsizdi. Bugün veri setleri eşitsiz. Geçmişte editörler yanlıydı. Bugün algoritmalar öğrenilmiş yanlılığı yeniden üretiyor. Eğer gazetecilik demokrasinin teminatıysa, algoritmaları denetlemek de artık gazeteciliğin görevidir. Çünkü eşitsizliği kodlayan bir sistem, adaleti üretemez.”
FÜSUN SARP NEBİL: YAPAY ZEKA GAZETECİLER İÇİN YARDIM ETME MODUNDA KALMALI
T24 yazarı Füsun Sarp Nebil ise konuşmasında yapay zekanın gazetecilere sağlayacağı yararları ve yaratacağı riskleri örneklerle anlattı:
“Yapay zeka sadece gazetecilere yardım etme modunda kalmalı. Daha ileriye gitmemeli. Gazetecilikte de diğer her konuda da böyle olmalı. Yapay zeka gazetecilere vakit kazandırıyor. Uzun raporları özetliyor, veri setlerini analiz ediyor. Arşivleri tarıyor. Gazetecilerin masa başında kaybettiği zamanı onlara kazandırıyor. Ama en büyük risk kolaycılık. Yani yapay zeka çok ikna edici yanlış metinler üretebilir. İkinci büyük risk gazetecilik mesleğinin değersizleştirilmesi. Özellikle genç ve güvencesiz gazeteciler için bu ciddi bir tehdit. durumunda. Üçüncü risk daha tehlikeli bir durum algoritmik görünmezlik. Bugün biliyorsunuz Cumhuriyet Gazetesi ve birçok gazete bunu sık sık ifade ediyor. Yani sizi değişik nedenlerle, bilinçli ya da bilinçsiz algoritmaya takarlar, görünmez olursunuz. Yapay zeka gazetecilerin yerini alamaz. Çünkü gazetecilik çok önemli. Soru sormayan, etik karar vermeyen, kamu yararını tartmayan bir gazetecilik anlayışı varsa yapay zeka bunu çoğaltır. Bu yüzden mesele teknoloji değil, editoryal duruş. Bana göre yapay zeka gazetecilikte ya derinliği artıran bir kaldıraç olacak ya da yüzeyselliği hızlandıran makine. Bu tercihi yapan da yapay zeka değil, editörler, gazeteciler ve okuyucunun kendisi olacak.”
Toplantıya TGC Yönetim Kurulu, Kadın Gazeteciler Komisyonu üyeleri, TGC Üyeleri, gazeteciler, akademisyenler ve iletişim fakültesi öğrencileri katıldı. Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Malatya'da 5 Torbacı Daha Yakalandı
Alkış: Gaziantep’e Malatyalı Yatırımcılar Gidiyor
Milletvekili Babacan Gazeteciler Cemiyetini Ziyaret Etti
Zafer Partisi İl Yönetimi MGC'ni Ziyaret Etti

































