Haydar KARADUMAN Akçadağın bir dağ köyünde 1950 yılında doğdu.
Köydeki yokluk ve imkansızlıklar nedeniyle ailenin Malatyaya taşınması yla ilk ve orta öğrenimini Malatya da tamamladı.
Adana İktisadi Ticari İlimler Akademisini bitirdikten sonra Malatyada sevdiği mesleğe ilk adımını attı.
Bu çerçevede bazı ulusal gazetelerin Malatya temsilciliğini yaptı.
1980'li yılların ortalarına doğru ÖZAL liderliğinde Anavatan Partisi iktidar olmuş, Nurettin SOYKAN başkanlığında Malatyaspor 1.lige çıkmıştı. Artık Malatyaspor haberleri daha çok okunuyor, yönetimi eleştiren haberler çoğalmaya başlamıştı.Takımı namağlup lige çıkaran SOYKAN aleyhine yapılan haber kendisini ziyadesi ile üzüyordu. Başkan SOYKAN a”… gazete kurarak bu mecrada eleştirilere cevap vermek istediğini “ söyledi. Soykan'ın oluru ve desteği ile HAMLE gazetesi kurulmuş oldu. (Yıllar sonra SOYKAN'ın vefatı üzerine Hamle Gazetesinde 8 sütüna ”Patronu kaybettik” diye manşet atacaktı.)
Böylelikle Gazete sahibi olan Haydar KARADUMAN bir adım daha atarak, 1989 yılında ölünceye kadar Başkanlığını yapacağı “MALATYA GAZETECİLER CEMİYETİ” ni kurdu.
ÖZAL LI YILLAR
Haydar Karaduman ile Rahmetli Turgut Özal arasındaki ilişki; bir gazeteci ile Cumhurbaşkanı arasındaki ilişkinin çok daha ötesinde idi. Samimiyetleri ne zaman, nerede başlamış bunu bilemiyorum ama, tek bildiğim şey Haydar Karaduman her Ankara ya gelişinde Köşkte randevü talep eder, şayet Cumhurbaşkanı Ankara da ise talebe mutlaka olumlu cevap verirdi.
O MAKİNESİZ GELMEZ
Yıl 1992 olabilir. Haydar Karaduman Köşkte randevü talebinde bulunmuş ve benim Avukatlık ofisimin telefonununu köşke yazdırmış. Bir kaç saat sonra ofiste otururken sekreterim telaş ve heyacanla “… İbrahim bey köşkten aradılar Cumhurbaşkanı Özal Haydar beyle görüşecekmiş, yok dedim, İbrahim beyi bağla" dedi.
Basın Müşaviri Mehmet bey “Cumhurbaşkanımız Haydar beyi akşam saat 20.00'de bekliyor “dedi. Olur Haydar beye söylerim dedim. Akşama doğru Haydar Karaduman yanında Vahap Güner ve Ali Cengiz'le ofisime geldiğinde; ”Haydar bey Köşkte randevü istemiş bizim telefonumuzu vermişsin, haber geldi ÖZAL seni akşam saat 20.00'de bekliyor” dedim.
“O zaman Hazırlanın dördümüz de köşke gidiyoruz”dedi.
Biz “Sadece sana randeevü vermişler bizi içeri almazlar, rezil oluruz”dedikse de, “Siz onu bana bırakın” dedi.
Çankaya Köşkünün protokol kapısına geldiğimizde, güvenlik görevlileri “ … listede sadece Haydar beyin adı var, diğer kişileri alamayiz“ deseler de bu problemi hemen halletti. Asıl problem Fotoğraf Makinesinde çıktı. Görevliler “ makine ile girişin kesinlikle yasak olduğunu, makineyi kendilerine bırakıp dönüşte alabileceğimizi” söylediler.
Haydar Karadumanın Resti
Bunun üzerine Haydar bey “fotoğraf makinesini almazsanız ben de randevüyü iptal ediyorum” diyerek ,bizlere “dönün gidiyoruz” diye seslendi.
Bu öz güven görevlileri telaşlandırdı ve bize dönerek “sakın geri gitmeyin bizi sıkıntıya sokarsınız içeri ile bir daha görüşeyim” dediler. Köşkle telefonla uzun uzun konuştu ,ahizeyi kapadığında “ne oldu ne dediler” diye merekla sorduğumuz da “Cumhurbaşkanı O makinesiz gelmez” demiş.
“Buuyurun" dedi, yolu gösterdi. Tarafıma ait Kartal model arabamı Pembe Köşkün önüne, (Bakanlara ayrılan park yerine) bırakarak içeri girdik.
Sakın ha bu Kararnameyi İmzalama
Uzun görüşme sohbet sonrası Ali Cengiz i göstererek…” Sayın Cumhurbaşkanım bu arkadaş Malatya Turizm Müdürü, bunu görevden almak istiyorlar, sakınha kararnameyi imzalama” diye talimat verecek kadar samimiyetini gösterdi.
Anılar çok .
Başka başka yazıların konusu ederek Haydar KARADUMAN'ı tanıtmaya devam edeceğiz.
Allah rahmet eylesin.
Anısı önünde saygıyla…..
İşte O görüşmemizden Resimleri dikkatlerinize sunuyorum: