reklam
ALTIN
 
DOLAR
 
STERLİN
EURO
 
reklam

Gazeteciler Cemiyeti 80. Yaşında

Ankara'da faaliyet gösteren Gazeteciler Cemiyeti 80. kuruluşunu kutladı. Etkinlik de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen resepsiyon ve Meslek Onur Ödülü töreni basın camiasını bir araya getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen törende Meslek Onur Ödülü Yılmaz Polat’a verilirken Cemiyet üyeliğinde 50. yılını dolduranlara berat takdim edildi. 

13 Ocak 2026 18:03
Gazeteciler Cemiyeti 80. Yaşında

Üç tören bir arada

Tören, Gazeteciler Cemiyeti salonunda Cemiyet Genel Sekreteri Kenan Şener’in sunuculuğunda başladı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne vurgu yaparak, gazetecilerin çalışma şartlarını düzenleyen meşhur 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinin yıldönümü olduğunu belirten Şener, “Bugün ayrıca Cemiyet üyeliğinde 50 yılı geride bırakan emektar üyelerimize onur rozetlerinin takdim edilmesi töreni yapıyoruz. Ayrıca geleneksel hale gelen Meslek Onur Ödülü törenimizi gerçekleştiriyoruz” dedi.

Kenan Şener Cemiyet’in 80. kuruluş yılına ilişkin şunları dile getirdi:

“Gazeteciler Cemiyeti bundan 80 yıl önce kuruldu. Dönemin genç gazetecileri Mekki Sait Esen, Niyazi Acun, Aka Gündüz, Bilal Akba, Adil Akba, Sebahattin Sönmez ve Muaffak Menemencioğlu 1946 yılında dönemin Valisi Nevzat Tandoğan'a gittiler. Ve Cemiyeti izah ederken ‘basın organlarındaki gazetecileri tek çatı altında toplamak, mesleki ve sosyal hakların savunuculuğunu yapmak, mesleğin gerekliliği olan hak ve özgürlükleri savunmak’ olarak tanımlamışlardır. Kuruluş hedefi buydu ve bu hedef hiç değişmemiştir.”

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü

Gazeteciler Cemiyeti’nin tüzüğünün ikinci maddesinde amacın, “Gazete, dergi, radyo, televizyon ve internet alanlarında gazetecilik görevlerinde çalışanları ve çalıştıranları bir araya toplamak, mesleki ve sosyal haklarını korumak, geliştirmek, meslek ilkelerini savunmak, insan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği ulusal, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı çerçevesinde, düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün tam olarak gerçekleşmesini sağlamaktır” diye yazıldığını aktaran Şener, bunun da dayanışma ile sağlanabileceğini söyledi. “Bizim için artık dayanışma günü olan 10 Ocak’larda basın ve ifade özgürlüğü için çaba harcayan dostlarımızla bir araya geliyoruz” diyen Şener, meslek açısından 2025’in en kötü olayının da Tele1 kanalına sadece eleştirel yayınları nedeniyle el konulması ve deneyimli gazeteci Merdan Yanardağ’ın casusluk suçlamasıyla hapse atılması olduğunu dile getirdi. Geçen ay cezaevinde ziyaret ettikleri Yanardağ’ın, “Tele1’i haraç mezat satıp yok etmeden bizi buradan çıkarmayacaklar” dediğini ve dayanışma duyguları için teşekkür ettiğini aktaran Şener, Yanardağ’ın selamını da katılımcılara iletti.

Başkan Nazmi Bilgin: Bir derneği 80 yıl yaşatabilmek o derneğin üyelerinin gayretleriyle mümkündür

Törenin açılış konuşmasını yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ise katılımcıları “Benim büyük ailem” diye selamladı. Her zaman üyelerin başkanlarından bir şeyler istediğini belirterek, bu kez kendisinin üyelerden isteği olduğunu aktaran Bilgin, çok önemli iki töreni bir arada yapacaklarını, ABD’den gelen ve Meslek Onur Ödülü alacak olan Yılmaz Polat’ı sessiz dinlemelerini rica etti.

Bilgin, “Üç büyük olayı birlikte gerçekleştireceğiz. Birincisi Cemiyetimizin 80. kuruluş yıldönümü. 80 yıl belki devletler hayatında kısa bir süre olarak görülebilir. Ama bir derneği derneği 80 yıl yaşatabilmek, o derneğin üyelerinin gayret ve çabaları ile mümkün olabilir ancak. 80. yılını kutladığımız Cemiyet, Gençlik Parkı'nda küçük bir barakada başladı. Daha sonra Piknik’in üzerindeki merkezimizde, daha sonra da Pakistan Büyükelçiliği karşısında bahçe içinde tek katlı bir yerde hayatına devam etti" dedi.

“En görkemli cemiyet binası”

İçinde bulunduğumuz cemiyet binası, iddialı olarak söylüyorum, dünyanın pek çok yerini gezdim. En görkemli Cemiyet merkezidir. Bu, bu ülkeye gelen, bizi ziyaret eden yabancılara bu ülkede nasıl bir Gazeteciler Cemiyeti’nin görev yaptığını gösteren bir simgedir. O bakımdan benden önceki başkanları ve benden önceki son Başkan Beyhan Cenkçi’yi saygı ile selamlıyorum” diye konuştu.

O küçük barakada başlayan Cemiyet’in Gölbaşı’nda, Kaş’ta dünya birincilik ödülü almış sosyal tesisi ve bulundukları bina ile yanında sanat galerisi olduğunu aktaran Nazmi Bilgin, bulundukları binayı da anlattığı konuşmasında, odasında oturmadığını, girişteki bölümde kendisine ayrılan köşede oturarak, gelen üyeleri gözlemlediğini anlattı.

Kaş’ta huzurevi, hastane ve otel

Bu kadar mali imkânlara sahip tek örgüt olduklarını aktaran Bilgin, arsa karşılığı olmak üzere Kaş’ta bir huzurevi, bir otel ve bir hastanenin temelinin yakında atılacağını ve daha detaylı bilgiyi vereceklerini ifade etti.

“İçimde kanayan yaradır. Sizinle sohbet ediyorum. Özellikle eşi ölen erkek üyelerimiz sudan çıkmış balığa dönüyorlar. Kadın kendini bir yere sığdırıyor. Erkek için çok zor. Bakımevinde kalmak istiyor, bugün en ucuz bakımevi masrafı 80 bin lira. Oysa 35-40 bin lira alan emekli bir cemiyet üyesinin istese de bir bakımevinde kalma imkânı yok. Beni yıllardan beri düşündürüyordu. İnşallah gitmeden önce bu bakımevi ve hastane ile onların giderlerini karşılayacak otel ve sosyal tesisin temelini atacağız. 2,5 sene gibi bir sürede de hizmete girecek” diye anlatan Nazmi Bilgin, bütün bunlarda önceki ve mevcut yönetim kurulu üyelerinin büyük hizmetleri olduğunu aktardı. Birbirine güvenen ekipler olduğu sürece başarının kendiliğinden geldiğinin altını çizen Nazmi Bilgin, “Zaman zaman cemiyet içinde fikir ayrılıkları olabilir. Kişilik haklarına tecavüz edilmediği sürece onlara da saygı gösterilebilir” dedi. Muhalefetin yönetimleri daha iyi çalıştırdığından da söz eden Nazmi Bilgin, aykırı görüş ve fikirlere de her zaman saygı gösterdiklerini dile getirdi.

10 Ocak Basın Bayramı’na ve 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden ve aldıkları çok ciddi güvenceler nedeniyle bayram olarak kutladıklarına değinen Bilgin, zaman içinde bu güvencelerin ortadan kalktığını da dile getirdi.

Basında en büyük sorunun sendikasızlık olduğunu da aktaran ve başkalarının haklarını, sendikalarını savunan gazetecilerin kendilerinin sendikasız olduklarından söz eden Bilgin, “Bu sorunu bir türlü aşamadık. Umarım bizden sonraki kuşaklar daha örgütlü davranır ve sendikalı gazeteci sayısı artar” diye konuştu.

Bilgin: Basının el ve ayaklarına hiçbir dönem bu kadar prangalar vurulmadı

Meslek hayatında 54'üncü yılına girdiğini ve bu sürede çok darbeler, darbe teşebbüsleri gördüğünü, yaşadığını aktaran Bilgin, “Hiçbir dönemde basının ellerine ayaklarına bu dönemdeki kadar prangalar takıldığı bir dönemi yaşamadım. Ama Cemiyet'in 80 yıla gelmesindeki en büyük özelliği basın özgürlüğünü savunması ve basın özgürlüğünü bir bayrak olarak taşımış olmasıdır” diye konuştu.

“Merdan Yanardağ’ın casuslukla suçlanması bu ülkenin yüzkarasıdır”

Sağlığı çok elvermediği halde geçtiğimiz günlerde Silivri’ye gittiğini, gazeteci Merdan Yanardağ’ı ziyaret edip, kendisine moral verdiğini aktaran Nazmi Bilgin şunları söyledi:

"Bu ülkede bir gazetecinin, vicdanını yitirmiş, karakterini sıfırlamış kişilerin ifadeleriyle casusluk suçlamasıyla hapiste olması, bu ülkenin yüz karasıdır. Bu sıkıntıları aşabilmemiz birlikte mücadele etmemize bağlı. Ben inanıyorum ki bu karanlık bitecek ve aydınlığa ulaşacağız. Her gecenin bir sabahı vardır, sabah çok yakındır. Yeter ki dik duralım, birbirimize güvenelim ve içimizdeki mücadele duygusunu asla kaybetmeyelim.”

Meslek Onur Ödülü Yılmaz Polat’a

Sonraki konularının da Meslek Onur Ödülü olduğunu ve bu yıl çok isabetli bir kararla Meslek Onur Ödülü’nün Yılmaz Polat’a verildiğini aktaran Bilgin, Yılmaz Polat’ın fedakarlık ve mücadele simgesi bir gazeteci olduğunu, 20’den fazla kitap yazdığını, çok çeşitli kurum ve kuruluşlarla çalıştığını söyledi. Ayrıca Cemiyet’te 50 yıldan fazla süreyle görev almış üyelere beratlar ve Meslek Onur rozetleri verileceğini de ifade eden Bilgin, “50 yıl çok uzun bir süredir. Bu cemiyetin aydınlığında onların çok büyük payları vardır. Hiçbir karşılık beklemeden bize hizmet etmiş ışıklardır onlar” dedi.

“Bu kapıdan iki şey içeri giremez: Korku ve Atatürk düşmanları”

Bilgin cemiyetin her türlü düşünceye açık olduğunu, her türlü düşüncenin bu kapıdan girebileceğini ancak iki şeyin giremeyeceğini belirterek şöyle dedi: “Bu kapıdan içeri iki şey giremez. Bugüne kadar sokmadık, bundan sonra da sokmayacağız. Birincisi korku. Bu cemiyetin kapısından içeri korku giremez. Korkakları iyi görmeyiz. Bir şey daha vardır ki o daha da önemlidir: Bu cemiyetin kapısından içeri Atatürk düşmanları asla giremez."

Cemiyet üyeliğinde 50 yılını dolduranlar da unutulmadı

Program kapsamında ayrıca, cemiyet çatısı altında 50 yılını dolduran meslek mensuplarına “Cemiyet Üyeliğinde 50. Yıl Onur Rozeti ve Beratı” verildi. Yarım asırlık meslek yolculuklarıyla basın tarihine tanıklık eden gazetecilere sunulan rozet ve beratlar, mesleğe adanmış bir ömrün simgesi olarak takdim edildi.

Gazeteciler Cemiyeti üyeliğinde 50 yılını tamamlayan, aralarında Cemiyet Başkanı Nazmi Bilgin’in ve Yönetim Kurulu üyelerinin de bulunduğu isimler şöyle:

Oktay Ekşi, Zeki Sözer, Mustafa Özkan, Okay Göçer, Mustafa İstemi, Mustafa Salihoğlu, Can Pulak, Hüsnümettin Ünsal, Yaşar Aysev, Fermani Uygun, Halil Komanova, Fethi Akkoç, Tümer Argın, Mustafa Bozdemir, Cahit Dingil, Burhan Dodanlı, Yavuz Donat, Seva Erten, Teoman Güray, Mehmet Muhsinoğlu, Ergin Ünal, Olcay Göker Aksoy, Mete Bayındır, Sökmen Baykara, Ümit Gürtuna, Ceyhan Baytur, Cafer Demiral, Faruk Erbil, Faysal Geyik, Süreyya Oral, Sermet İpekçioğlu, Ali Baransel, Nazmi Bilgin, Şefik Kahramankaptan, Güray Soysal, Sebahattin Alpdoğan, Atilla Girgin, Necip Kapanlı, Cafer Koçtürk, Yılmaz Polat, Tahsin Tokay, Süleyman Ukav, Ersin Özençel, Serpil Akıllıoğlu, Şahap Alp, Ceyhan Altıntelek, Aykın Tuna, Yusuf Turan

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.