Deprem Neden Olur?

, 05 Mart 2023 13:52

Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut / Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

Deprem Neden Olur?

Yerkabuğu neden sürekli hareket halinde? Amerika Ulusal Deprem Bilgi Merkezi (NEIC) şunları belirtiyor: "Yedi büyük kabuk levhası, birkaç daha küçük levhaya bölünmüştür. Tümü yılda 10 ila 130 milimetre arasında değişen hızlarda, birbirleriyle bağlantılı olarak sürekli hareket halindedir." Yine aynı merkez depremlerin çoğunun bu levhaların belirlediği dar kuşaklar içinde kaldığını belirtiyor.


Deprem neden olur?

"Üzerinde yaşadığımız dünyanın sağlam olduğu fikrine o kadar alışmışız ki, sallanmaya başlayınca insan aklını yitirecek gibi oluyor." The Violent Earth kitabından... (Robert Dinwiddie, Simon Lamb, Ross Reynolds)

"Depremler, doğadaki en güçlü ve yıkıcı kuvvetler arasındadır." The World Book Encyclopedia'da yer alan bu ifadeyi son günlerde yaşadığımız Maraş merkezli ve Malatya Adıyaman, Hatay, Antep, Adana, Kilis, Diyarbakır'ı da kapsayan ve hala artçıları devam eden depremlerin etkisi ile daha da iyi idrak etmiş bulunuyoruz. Çünkü şiddetli bir depremde açığa çıkan enerji, ilk atom bombasının açığa çıkardığı enerjiden yaklaşık 10 bin kat fazla. Depremin şiddetli etkisini hangi mevsimde ya da günün hangi saatinde daha acı yaşayabileceğimizi de son depremde gece saat 04.17'de uykunun en derin yerinde, kar, tipi ve fırtınayla birlikte deneyimledik.

Depremin fiziksel mekanizmasının anlaşılmasının, depremi oluşturan enerjinin fiziksel değişkenlerinin zaman ve mekanda değişiminin araştırılmasıyla mümkün olacağını göz önünde bulundurmalıyız. Depremin fizikokimyasal yapısına baktığımızda; depremi oluşturan enerji kaynağı başta olmak üzere, tektonik (Jeolojik yapı) özgeçmiş, yırtılma (kırılma) ve tetiklenme mekanizması gibi değişkenlerin direkt olarak etkisinde olduğunu görürüz. Bu nedenle, bu enerji, sinerji değişkenlerinin zamanında ve mekanında birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu vardır. Birbirinden bağımsız, değişkenlerin tek başına zaman ve mekanda irdelenmesinin hiçbir sistematik yararı olmadığı gibi; bu türden fizikokimyasal bakış çok çözümlüdür, tek çözüm niteliğinde değildir.

Deprem mekanizmasının mekan boyutunda fiziği

Depremi oluşturan fiziki mekanizmanın her şeyden önce bir enerji dönüşümü olduğu düşünülmektedir. Buradan hareketle, yeraltında değişik fiziksel ve jeolojik nedenlerle biriken potansiyel enerjinin, plakaların kırılma mekanizması yardımıyla aniden kinetik enerjiye dönüşmesi deprem dalgalarının yayılabilmesinin temel enerji kaynağını oluşturmaktadır. Bu fiziki bakış açısını, herhangi bir enerji türü ile işleyen bir makine fikri ile örtüştürerek, bir deprem makinesi fikrini düşünmek pekala mümkündür. Bu fikir halihazırda sismolojide (deprem bilim) ilk kez Kasahara (1969) tarafından literatüre eklenmiştir. Ancak bu türden bir deprem makinesi benzeşimi (simülasyonu) ve bu makinenin işleyişiyle, deprem mekanizmasının aslında mekan boyutunda fiziki işleyişinin anlaşılması mümkündür.

Yeraltındaki plaka kütlelerinin konumlarının değişmesi sonucunda deprem meydana gelir. Bu sürekli olağan bir harekettir. Çoğu zaman ortaya çıkan şok dalgaları yeryüzünde hissedilecek kadar güçlü olmamakla birlikte, bir sismograf tarafından saptanıp kaydedilebilirler. Ancak kimi zaman bu kütle yeryüzünü şiddetli şekilde sarsacak kadar kırılır ve hareket eder.

Neden yer sürekli hareket halinde?

Fakat yerkabuğu neden sürekli hareket halinde? Amerika Ulusal Deprem Bilgi Merkezi (NEIC) şunları belirtiyor: "Levha tektoniği kuramı buna bir açıklama sağlamaktadır; bu kavram yer bilimlerinin dayandığı düşünüşü tamamıyla değiştirdi. Şimdi anlaşılmıştır ki yedi büyük kabuk levhası, birkaç daha küçük levhaya bölünmüştür. Tümü yılda 10 ila 130 milimetre arasında değişen hızlarda, birbirleriyle bağlantılı olarak sürekli hareket halindedir." Yine aynı merkez depremlerin çoğunun bu levhaların belirlediği dar kuşaklar içinde kaldığını belirtiyor. Büyük depremlerin yüzde 90'ı bu tür yerlerde ortaya çıkıyor.

Büyüklük ve şiddet

Bir depremin ciddiyeti onun büyüklüğü (magnitüdü) ya da şiddetiyle ölçülür. Charles Richter 1930'larda depremlerin büyüklüğünü ölçmek için bir ölçek geliştirmiştir. Sismik araştırma istasyonlarının sayısı arttıkça Richter'in fikrine dayanan yeni ölçekler geliştirilmiştir. Örneğin, moment magnitüd adı verilen ölçek depremin kaynağında açığa çıkan enerjiyi ölçer.

Tabii, bu ölçekler her zaman bir depremin yol açtığı yıkımın derecesini göstermez. Örneğin, Haziran 1994'te Bolivya'nın kuzeyinde görülen depremi ele alalım; 8,2 büyüklüğündeki bu depremde sadece beş kişinin öldüğü kaydedildi. Ancak 1976'da Tangshan'daki (Çin) 8,0 büyüklükteki deprem yüz binlerce kişinin ölümüne yol açtı. Ülkemizde AFAD verilerine göre Kahramanmaraş merkezli 7.4 ve 7.6 şiddetli depremlerin sonucundaki can kaybı ise maalesef 40 binin üzerinde.

İnsanlar üzerindeki etkisi

Depremin kaydedilen şiddeti ise; büyüklüğüne tezat olarak insanlar, yapılar ve çevre üzerindeki etkilerini göstermektedir. Şiddet, bir depremin insanlar üzerindeki etkisinin ciddiyeti açısından daha açıklayıcı bir ölçüdür. Aslında insanlara zarar veren genellikle sadece sarsıntılar değildir; yaralanmalara ve ölümlere, en çok çöken duvarlar, kırılan doğalgaz boruları ya da kopan elektrik hatları, düşen cisimler ve benzeri şeyler yol açar.

Sismologların bir hedefi, deprem faaliyetlerini önceden fark edip insanları uyarmaktır. Son zamanlarda bilim insanları tarafından, Advanced Seismic Research and Monitoring System (Gelişmiş Sismik Araştırma ve Gözlem Sistemi) adı verilen dijital bir program geliştirildi. Yine bir araştırmaya göre; sistem, daha hızlı bir erişim ve daha güçlü bir programla birlikte yetkililerin "neredeyse anında, en şiddetli sarsıntının nerede gerçekleştiğini tam olarak belirleyebilmelerine" yardım edecek. Yapay zeka teknolojisiyle geliştirilen önceden bildiren alarm sistemiyle de deprem öncesinde tedbirler alınabilecek. Bunun sonucunda felaketten etkilenen bölgelere yardım gönderilmesi kolaylaşacak.

Hazırlıklı olmak yaşam kurtarır

Açıkça görüldüğü gibi depreme hazırlıklı olmak yaralanmaları azaltabilir, maddi zararı en aza indirebilir ve en önemlisi yaşamları kurtarabilir. Fakat depremler meydana gelmeye devam ediyor.

Depremi oluşturan fiziki mekanizmanın zaman boyutu, içinde geçirdiği dönemleri bir zaman döngüsü = çevrimi biçiminde ortaya koyar. Yine Kasahara (1969) tarafından dizayn edilen depremi oluşturan doğal zaman döngüsünün evreleri, sismik çevrimin evreleri, depremi oluşturan sismik zaman çevriminin çok açık biçimde 3 ana evreden oluştuğunu göstermektedir. Bu evrelerden ilki deprem öncesini (pre shock); ikincisi depremin oluştuğu evreyi (Main shock); üçüncüsü depremden sonraki evreyi (after shock) simgelemektedir.

Özellikle deprem öncesi ilk evreyi içeren bir anlamda depreme hazırlık evresinde; potansiyel enerjinin birikmesi esnasında dikkati çeken hususlar, kırılmayı sağlayacak biriken elastik enerji kaynakları, elastik enerjinin birikme mekanizması, elastik enerjinin birim zamanında birikme miktarı, elastik enerjinin mekanda (yersel) dağılımı, fiziksel koşullardaki olaya eşlik eden değişimler gibi en temel problemlerdir.

Biriken potansiyel enerji

"Deprem Anını" 2. evreyi yani biriken potansiyel enerjinin kırılma (yırtılma) ile kinetik enerjiye dönüştüğü evreyi içeren zaman diliminde ise dikkati çeken hususlar ; tetiklenme (triggering) mekanizması, yırtılma (kırılma) mekanizmasının türü ve kuvvetler geometrisi, deprem dalgalarının hızlarının değişimi, deprem dalgalarının yayılımı, yırtılma (kırılma)'yı sonlandıran (durduran) mekanizma, deprem kaynağını çevreleyen yakın çevrede değişen fiziki özellikler ve jeolojik koşullar gibi temel problemler ve bu problemlerin anlaşılmasına ait çözümlerdir.

Deprem sonrası önlemler

Deprem sonrasında, koruyucu sağlık hizmetlerinin kesintiye uğraması ve çevre koşullarının kötüleşmesi nedeniyle, yeni hastalıklar ortaya çıkar. Bunların salgın boyutuna ulaşmasını önlemek için, hem depremden etkilenen yerleşim birimlerinde hem de geçici yerleşim alanlarında çeşitli önlemler almak gerekir. Özellikle su, gıda ve kişisel hijyen çok önemlidir. Ayrıca atık ve vektör kontrolü gibi çalışmalara önem vermek gerekir. Toplumun, özelikle de risk grupları, hızla taranarak, rutin izlemelere/kontrollere ve diğer koruyucu hizmetlere bir an önce ulaşması sağlanmalıdır. Gebeler, bebekler, kimsesiz kalmış çocuklar, yaşlılar özel risk gruplarını oluşturmaktadır.

Ne yapmalı?

Depremlerden sonra, toplumum kesin yerleşime geçmesi ve sağlık birimlerinin alt yapısının inşaası/tamiri uzun zaman alabilir. Düzenli ve sürekli sağlık hizmetleri verilmesi için bu işlerin tamamlanması beklenmemelidir. Rutin hizmetlerde bir an evvel afet öncesi düzeye ulaşmak gerekir. Bozulan çevre koşulları nedeniyle, toplumun uzun süre olağan sağlık hizmetlerinden yoksun kalması afet sonrası ikincil kırımların devam etmesi ve sayılarının artmasına neden olur. Rehabilitasyon dönemi olarak kabul edilen bu dönemde, depremde hasar gören sağlık birimlerinin yeniden inşası ya da tamiri tamamlanarak afet öncesi duruma gelmeleri sağlanmalıdır.

Deprem planlarını oluşturan her birim (sağlık, üniversite, okul, fabrika) ve kurum (il, kaymakamlık, belediye), deprem sırasında birbiriyle yardımlaşmak üzere, karşılıklı ortaklıklar oluşturmalıdır. Bu birim ve kurumlar bir araya gelerek, her iki tarafın hazırladığı planları gözden geçirmeli ve bu planların birbiri ile uyumu sağlanarak, birbirlerine nasıl yardım edecekleri planlanmalıdır. Böylece, her iki tarafta bulunacak/ bilinecek olan, ortak plan oluşturulmalı ve taraflar, olay anında, diğer tarafın hemen yardımına koşacak şekilde hazırlıklarını tamamlamalıdır.

Eğitim meselesi

Gençler içerisinde uygun şartları olanların eğitiminin yüz yüze veya hibrit şekliyle devam etmesi bu süreçte sosyolojik ve psikolojik açıdan daha anlamlı bir destektir. Stres stresi, acı acıyı getirmesin. Yaraları hep birlikte elbirliğiyle sarmalıyız. Afet, zelzele, deprem... acılarla karşılaşılan her an birlik günüdür. Tüm ülkemizin başı sağolsun, geçmiş olsun. Tekrar eden depremlere karşı önlemlerimizi almaya devam etmeliyiz. Doğayı korumalı, karbon ayak izini azaltmalıyız. Çevre kirliliğine ve sorunlu kentleşmeye dur demeliyiz. Deprem analizlerini bilim insanlarımızın görüşleri ışığında yeniden yapılanmalıyız.

[email protected]

, 05 Mart 2023 13:52

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Basın Evi Açtı

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Basın Evi Açtı

TGC Gazetecinin Güvenliği Panelini düzenledi

TGC Gazetecinin Güvenliği Panelini düzenledi

Malatya Sonsöz Gazetesi 26. Yaşını Kutladı

Malatya Sonsöz Gazetesi 26. Yaşını Kutladı

Basın İş Kolunda Medya-İş Liderliğini Korudu

Basın İş Kolunda Medya-İş Liderliğini Korudu

TGC Gazetecinin Güvenliği Panelini düzenliyor

TGC Gazetecinin Güvenliği Panelini düzenliyor

TGC’nin düzenlediği toplantıda işsizlik krizi tartışıldı

TGC’nin düzenlediği toplantıda işsizlik krizi tartışıldı

Gazeteciler Cemiyeti 80. Yaşında

Gazeteciler Cemiyeti 80. Yaşında

TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ne başvurular devam ediyor

TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ne başvurular devam ediyor

İnönü Üniversitesinde Hedef; Araştırma Üniversitesi Olmak

İnönü Üniversitesinde Hedef; Araştırma Üniversitesi Olmak

Malatya'da 10 Ocak Gazeteciler Günü'nde Yapay Zekâ Tartışıldı

Malatya'da 10 Ocak Gazeteciler Günü'nde Yapay Zekâ Tartışıldı

Malatya'da 10 Ocak Gazeteciler Günü Paneli

Malatya'da 10 Ocak Gazeteciler Günü Paneli

TGK: 10 Ocak Gerçek Anlamda Basın Bayramı Olmalıdır

TGK: 10 Ocak Gerçek Anlamda Basın Bayramı Olmalıdır

Gazeteciler Cemiyetinden Emniyet Müdürü'ne Ziyaret

Gazeteciler Cemiyetinden Emniyet Müdürü'ne Ziyaret

Malatya’da Kar Mesaisi: 22 Üst Geçit Yayalar İçin Güvenli Hale Getirildi

Malatya’da Kar Mesaisi: 22 Üst Geçit Yayalar İçin Güvenli Hale Getirildi

TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ne başvurular başlıyor

TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ne başvurular başlıyor

Malatya'da Okullar Bir Gün Tatil Edildi

Malatya'da Okullar Bir Gün Tatil Edildi

Başkan Sami Er, Kızı Berna Nur'un Nikahını Kıydı

Başkan Sami Er, Kızı Berna Nur'un Nikahını Kıydı

Yeşilyurt'ta Öğrenciler Müzeleri Gezdi

Yeşilyurt'ta Öğrenciler Müzeleri Gezdi

Yusuf Efe Ataş, Futsal Millî Takımına Çağrıldı

Yusuf Efe Ataş, Futsal Millî Takımına Çağrıldı

Yavuz: Sarıkamış Şehitlerini Rahmetle Anıyoruz

Yavuz: Sarıkamış Şehitlerini Rahmetle Anıyoruz

Ağbaba: Bu Seçimleri Kazanarak Sizi Yıkmak İstiyoruz

Ağbaba: Bu Seçimleri Kazanarak Sizi Yıkmak İstiyoruz

Yeşilyurtspor, Kilis'ten Puansız Dönüyor: 1-0

Yeşilyurtspor, Kilis'ten Puansız Dönüyor: 1-0

Battalgazi Belediyespor Farklı Kazandı: 3-0

Battalgazi Belediyespor Farklı Kazandı: 3-0

Dalaman Malatyalılar Derneği Başkanlığına Demirhan Seçildi

Dalaman Malatyalılar Derneği Başkanlığına Demirhan Seçildi

Malatya Atmalılar Derneği 'Federasyon' Önerdi

Malatya Atmalılar Derneği 'Federasyon' Önerdi

Malatya’da inşa çalışmalarında sona gelindi

Malatya’da inşa çalışmalarında sona gelindi

Kahtalı ve Ergün Ailelerinin Mutlu Günü

Kahtalı ve Ergün Ailelerinin Mutlu Günü

Ziraat Odaları Başkanları CHP'yi Ziyaret Etti

Ziraat Odaları Başkanları CHP'yi Ziyaret Etti

Malatya'da Sahte Alkol Ele Geçirildi

Malatya'da Sahte Alkol Ele Geçirildi

AK Partinin Terörsüz Türkiye Raporunu Babacan Yazdı

AK Partinin Terörsüz Türkiye Raporunu Babacan Yazdı

Trenin Çarptığı Buğrahan Kurtarılamadı

Trenin Çarptığı Buğrahan Kurtarılamadı

Banazı’da eski bir köy odası

Banazı’da eski bir köy odası

DOĞANŞEHİR'DE TARİHİ ESER OPERASYONU

DOĞANŞEHİR'DE TARİHİ ESER OPERASYONU

Darende Ağılbaşı'nda Konutlar Teslim Edildi

Darende Ağılbaşı'nda Konutlar Teslim Edildi

Pütürge Doğanyol Vakfı'ndan Firmaları Ziyaret

Pütürge Doğanyol Vakfı'ndan Firmaları Ziyaret

Doğalgazla Isındık ama Şifadan Uzaklaştık

Doğalgazla Isındık ama Şifadan Uzaklaştık

Sultansuyu'nda Yurtdışına Boğa Sperması İhraç Ediliyor

Sultansuyu'nda Yurtdışına Boğa Sperması İhraç Ediliyor

Malatyalı Prof. Dr. Fahri Işık, büyük ödüle layık görüldü

Malatyalı Prof. Dr. Fahri Işık, büyük ödüle layık görüldü

MASKİ, HEKİMHAN’DA ALTYAPI YATIRIMLARINI TAMAMLADI

MASKİ, HEKİMHAN’DA ALTYAPI YATIRIMLARINI TAMAMLADI

Bakan Bayraktar 2026'yı İşaret Etti

Bakan Bayraktar 2026'yı İşaret Etti