ALTIN
 2.395,07
DOLAR
 32,0201
STERLİN
40,6866
EURO
 34,8521

Tecde sevdalısı Hayrettin Abacı’yı anlatmaya başlamadan önce arkadaşı Adnan Işık’ın bir anısını onun sözleriyle anlatarak söze başlayalım;

- “Yıl 1958 veya 1959 olabilir.

Malatya’da herkesin ondan kaçtığı günler… Vebadan, akrepten, yılandan kaçar gibi...

Ziraat Bankası-Dörtyol arasında dolaşıyoruz. Siyasetten, edebiyattan konuşuyoruz. Herhalde yazın son günleri.

“Hayrettin, bugün kayınvalidemlerde kavurma yapıyorlar, hadi oraya gidelim!” dedim. “Olur Adnan” dedi.

Kayınvalidelerin evi Sivas Caddesi’nde Kasım’ın Değirmeni’ne bitişik 7-8 dönümlük, meyvelik bir bahçede, tek katlı, kerpiç bir yapı..

Neyse, oraya gittik. Kavurmamızı yedik. Dallardan meyveler kopardık. Şöyle böyle, bahçede 1-2 saat geçirdik. Türkiye’yi kurtaracak (!) fikir alışverişlerinde bulunduk.

Üç-beş gün sonra yine kayınvalidelere uğradım. Rahmetli bana: “Ednan yavrum, sana bir şey diyecem ama bana küsmeyeceksin ha!..” dedi. Ben de ona: “Söyle kayınvalide, küsmem” dedim. Kayınvalide: “O getirdiğin herüfe eyi demiyler, bi daha onu bize getirme!” dedi.

İşte rahmetli Hayrettin Abacı sadece ve sadece düşüncelerinden dolayı kendi memleketinde böylesine dışlanan ve “Komünist” diye yaftalanan bir Malatya sevdalısıydı.

1929 yılında Malatya, Tecde mahallesinde doğan Hayrettin Abacı, İlk ve orta-lise eğitimini Malatya’da tamamladı. Lise yıllarında çok okuyan, araştırmacı kişiliği ile tanındı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni başarıyla bitirerek Malatya’da Avukatlığa başladı. Avukatlık mesleğinin yanı sıra, bilimsel ve kültürel konulardaki birikimiyle Malatya sorunları ve çözümleri için gazete ve dergiler çıkardı. Uzun yıllar yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. Türkiye İşçi Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset içinde oldu. Malatya Baro Başkanlığı yaptı. Malatya’ya üniversite kurulması için yoğun faaliyetlerde bulundu, bu amaçla dernekler kurulmasına öncülük etti. İnönü Üniversitesi kurulduktan sonra bir süre burada öğretim görevlisi olarak hizmet verdi. 1999 yerel seçimlerinde CHP’nin Malatya Belediye Başkan adayı oldu. Malatya’nın pek çok sorununun yanı sıra özellikle kayısı ve kayısıcılık konusunda bilimsel araştırmalar gerçekleştirdi...

Cebinde antibiyotik diye taşıdığı sarımsağı ile hafızalarımıza kazınan Hayrettin Abacı, Genel kurulların ideal bir divan başkanıydı. Ona hiç kimse itiraz edemezdi. Zaten o daima; ben T.K.O.’yum derdi, yani Tek Kişilik Ordu.”

Hayrettin Abacı’nın 1930'lardan bu yana yayımlanmış pek çok dergiyi, gazeteyi, dünya görüşü ayrımı yapmadan biriktirdiğini biliyor muydunuz? Pek çok siyaset, fikir ve edebiyat dergisi tam takım olarak arşivinde mevcuttu. Hatırı sayılır bir kütüphaneye sahipti.

Üniversite yıllarında İstanbul Yüksek Tahsil Gençliği Derneği'nin üyesi ve bu derneğin Nâzım Hikmet'in özgürlüğü için düzenlediği olaylı toplantıda görev alanlardan, bu toplantı nedeniyle gözaltına alınanlardan biriydi.

1960'ların ilk yarısında Tecdeli meyve ve sebze üreticilerini bir araya getirerek bir kooperatif kurmuştu. Ancak bu kooperatif fazla yürümedi. Yine o yıllarda Tecdeli gençler bir futbol kulübü kurdular. Başına da, mahallenin okumuşu diyerek, pek futbol oynamamış, o konuyla genelde çok da ilgili olmayan Abacı’yı getirdiler. Adı Tecde Gençlik olan kulüp takımı bir kaç yıl mahalli ligde oynadı, sonraları şehirli futbolcu sayısı ağır basınca "Malatya İdman Yurdu" adını aldı, yönetime de başkaları geçti.

Hayrettin Abacı’nın siyasi gelişimi ise şöyle olmuştur: Lise yıllarında lise hocaları Arif Nihat Asya'nın da etkisiyle milliyetçiliğe eğilimli bir genç konumundadır. Sonraları, kendi anlatımına göre, özellikle bir gün evlerine gelerek ekmek isteyen aç bir yoksul kadının durumundan etkilenerek sola meyledip üniversite yıllarında solcu çevrelerle ilişki kurmuştur. Ancak Abacı’nın hiç bir zaman gizli örgütlenmelerle ilişkisi olmamış legal bir sosyalizmden yana olmuştur. Toplumun her kesiminden insanlarla ilişkisi iyiydi, solcu gençlerin davalarına parasız da bakmıştır, cami yaptırma derneğine bağış da yapmıştır. Çok parası ve lüks bir hayatı hiç bir zaman olmayan, köy hayatını ve mütevazi bir hayat seven biriydi.

Evet, Hayrettin Abacı bir insandan, bir hukukçudan çok daha fazlasıydı.

10 Ekim 1965 günü yapılan seçimlerde Türkiye İşçi Partisinden milletvekili adayı oldu ancak seçim sisteminin azizliğinden milletvekilliği elinden alındı denmesine rağmen oğlu İbrahim Sahir Abacı, bunun böyle olmadığını şöyle izah ediyordu.

1965 seçimlerinde uygulanan “milli bakiye” sistemi biraz karmaşık bir sistem. Milli Bakiye Sistemi’nde, önce o seçim bölgesindeki toplam seçmen sayısının, o il için belirlenmiş milletvekili sayısına bölünmesiyle kaç oyla milletvekili seçilebileceği belirleniyor.

Malatya da İşçi Partisi’nin aldığı oy, milletvekili çıkarmasına yetmiyor, ancak oy oranı yüksek olduğu için diğer illerden bakiye oylar eklenerek bir milletvekili kazanıyor. Bu durumda Malatya ile birlikte 2 il daha TİP milletvekili çıkarıyor.

Babamın durumu ise şöyle; TİP, seçim öncesi bir takım sendikacılara milletvekilliği sözü veriyor, ancak sendikacılar aday gösterilen yerden seçilemiyor, bu yüzden de bakiye oylarla kazanılan illerin milletvekilliği sendikacılara verilmek isteniyor. TİP Genel Başkanı M.Ali Aybar “Hayrettin Abacı, milletvekili olarak kalsın, diğer 2 ilden gelen arkadaşları değiştirelim” diyor. Ancak o 2 kişi bırakmak istemiyorlar ve ısrarcı oluyorlar, tartışma büyüyor, bu defa Aybar durumu babama anlatıyor. Babam “Ben bırakırım” diyor. “BEN KENDİ İLİMDEN YETERİNCE OY ALIP SEÇİLEMEMİŞSEM, PARTİNİN DİĞER İLLERDEN ALDIĞI OYLARLA SEÇİLMEK İÇİME SİNMEZ” diyor. Böylece babamın yerine milletvekilliği Adana’dan Şaban Erik’e veriliyor.

Aslında hayır dese kalacak ve milletvekili mazbatasını alacak olan Abacı böylesine yüce gönüllü Malatya tabiriyle “Beg gönüllü” biriydi.

Yazımın başında Tecde sevdalısı diye belirttiğim Hayrettin Abacı Tecdede en fazla araziye sahip olan birisi olmasına rağmen, Malatyanın oksijen deposu olan Tecde’nin o güzelim bahçelerinin, bitki örtüsünün, sularının, derelerinin, harıklarının, yeşil alanlarının yok olmaması, betonlaşmaması kısacası Malatya meyveciliğinin gen merkezinin yok olmaması için çok çaba harcamıştır.

Tecdenin yeşil dokusunun korunması için imar çalışmasının “Villlalık arsalar” halinde yapılmasını ısrarla dile getirmiştir.

01 Mart 2017’de 88 yaşında, Tecdeden çok uzakta hayata gözlerini yuman Hayrettin Abacı:

Zaman gelecek toprak çok kıymetli olacak demişti.

Adım gibi biliyorum ki toprağında, Hayrettin Abacı’nında kıymeti ileride çok iyi anlaşılacaktır.

Daha öncede yazdığım yazılarda belirttiğim gibi tek üzüntüm onun Malatya tabiriyle “gahrederek” çok sevdiği Tecde’yi bırakıp İzmit’e yerleşmesi ve orada memleket hasretiyle ölmesi oldu.

Hayrettin Abacı, sen elinden geleni yaptın...

Yapmayanlar utansın...

Sevdan, Tecde'den çok uzaklarda toprağa verilmen acılarımızı bir kat daha katmerleşirdi

Korkum, Hayrettin Abacı gibi bizi de buradan gönderecekler.

Bir değerimizi daha andık ve de hatırlattık...

Ruhun şad, mekanın cennet olsun...

Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.