Malatya Gazeteciler Cemiyeti
Muradiye Şelalesine Doğru (3)
17-07-2021 13:32 104

Muradiye Şelalesine Doğru (3)

16 Temmuz 2016…

Tarih 16 Temmuz 2016’yı gösteriyordu. Darbe teşebbüsü boşa çıkarılmış, endişeler kaybolmuştu. Ağrı Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Alaattin Aslan işi şakaya da vurarak “Ben size dememiş miydim, size Ağrı’da unutamayacağınız bir gün yaşatacağım” diye ön görüsünü konuşturuyordu. Hakikaeten unutamayacağımız bir gün yaşamıştık. Herşeye rağmen Doğubeyazıt gezisi muhteşem olmuştu. Dönüş yolunda Muradiye’ye gitmeyi tartıştık. Rahmetli Başkanımız Haydar Karaduman ve Gazeteci Hüseyin Karaaslan Muradiye kaç kilometre diye sormaya başladılar. Kararı vermişlerdi istikamet Muradiye idi. Ağrı’dan Pazar günü ayrılma vakti gelmişti. Sabah kahvaltı yapıp Van ilindeki Muradiye Şelalesini görmek için yola çıktık. Duble ve sıcak asfalt olan karayollarından geçerek, Erciş üzerinden Van’ın Muradiye ilçesine doğru rota belirledik. Erciş il olma düzeyindeki 170 bin nüfusuyla büyük bir ilçe. Kilometrelerce uzayan sınırıyla birlikte, Van gölüne kıyısı olan, yani sahili olan güzel bir yerleşim yeri.

Erciş’i süratle geçerek Muradiye’ye yöneldik.  Muradiye şelalesinin sadece adını duymuştuk. Ağrı’ya gelmişken Şelaleyi de görmeliyiz diye düşünmüştük. Muradiye ilçe girişinden sapan yoldan biraz ilerledikten sonra ağaçlık bir alana dönüş yaptık. Sandalye de oturan biri kalkarak giriş ücreti istedi, Basın deyince geri çekilip yerine oturdu. Tozlu bir yoldan, taşla tozun karıştığı bir alandan asma köprüye vardık. Koptu kopacak diye endişelenen insanların sallanan asma köprüden hızla karşıya geçmelerine bakarak bizlerde güç bela karşıya geçtik. Olmayan bir çevre düzeni nedeniyle olumsuz görüntüler veren Muradiye Şelalesi bütün güzelliğiyle akıyor. Şelale çok muhteşem ama etrafı perişan halde.

Belediye hangi partiden diye soruyoruz. HDP diyorlar. Bu şelalenin hali ne?  İşte dercesine bir şeyler mırıldanıyorlar.  Oysa yapılacak bir çevre düzenlemesiyle Muradiye Şelalesi görülmeye değer yerlerden biri olabilir. Pazar günü olduğu için bir gelin ve damat şelaleye fotoğraf çekimi için gelmiş. Yürümek dahi imkansız, yıkılacak görüntüsündeki asma köprü yeniden yapılmayı bekliyor. İnsanların çirkinleştirdiği Muradiye Şelalesi tüm güzelliğiyle akmaya devam ediyor. Van Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şelale hakkında şu bilgileri veriyor:

MURADİYE ŞELALESİ

“Bend-i Mahi Üzerinde Görkemli Şelale Muradiye Şelalesi, Muradiye ilçe sınırlarında yer alır. Van İl merkezine 80 km uzaklıktadır. Adını Bağdat seferine çıkan Osmanlı Padişahı IV. Murat’tan almıştır. Tendürek Dağı’ndan beslenen Bend-i Mahi çayı üzerindedir. Şelalenin yüksekliği  20 metredir.

Her Mevsim Ayrı Manzara bir şelale için çok da yüksek sayılmayan Muradiye, Bend-i mahi çayının kuvvetli akış gücünden dolayı görkemli bir manzara sunar. Muradiye Şelale, sadece görüntüsü ile değil çevresini güzelleştiren tabiatıyla da görülmeye değerdir. Her mevsim ayrı bir manzaraya bürünür. Bahar aylarında rengârenk çiçekler Muradiye Şelalesi’nin güzelliğine güzellik katar. Kış aylarında ise donan şelale suları buzdan kristallere dönüşür. Doğanın Yaptığı Bir Beste Muradiye Şelalesini dinlemek insana eşsiz duygular yaşatır. Doğanın yaptığı her beste gibi insana huzur verir. Özellikle yaz aylarında giderseniz, şelalenin altına iner inmez doğal bir beste ve müthiş bir serinlik sizi karşılayacaktır. Muradiye Şelalesi kamp yapmak için de ideal bir mekândır. Manavgat, Düden ve Girlevik ile birlikte ülkemizin en bilinen şelalesidir. “

GANİ ŞAVATA İLE AHLAT’TA KARŞILAŞMA

Muradiye Şelalesini görmüştük, yemek yiyecek bir yer aradık bulamadık. Şelalenin karşısındaki tesisi yetersiz kalıyor. Yemek yiyecek bir yer bulmak için yol kenarlarındaki tesislere bakmaya başladık. Muradiye’den, Erciş’ten geçtik. Adil Cevaz’ın ilçe merkezini dolaştık, Ahlat’a kadar vardık. Kilometrelerce yolda yemek yiyecek bir mekan bulamadık. Ahlat girişinde açık bir restoran görünce tekrar dönüp aracı park ederken, köşede oturan şahıs dikkatimi çekti. O mu değil mi diye düşünürken, bu burada ne arar diye sorarken, Gani dememle birlikte bizi gören, Gani Şavata bir anda oturduğu yerden yüksekten atlayarak bize koştu.

Ahlat’ta Gani Şavata ile karşılaşmak tesadüfün böylesi de olmazdı. Yanında Sanatçı Ekin ve Dumanlı Yol dizisinin sanatçısı Zini ile birlikte Iraklı İş adamıyla yemek yiyordu. Hemen bizim içinde bir masa kuruldu, başladık Gani ile sohbete…

Yanındakilere defalarca “İşte arkadaşlar beni sanatçı yapan insanlar bunlar. Haydar Baba’yı kaç senedir görmüyordum Ahlat’ta görmek nasip oldu” diyen Gani Şavata ile hasret giderdik. Dostlarım beni almaya gelmişler diyerekten bizimle Malatya’ya geleceğini söyledi.

Ahlat’ın meşhur Selçuk Otelinde sahile indik. Muhteşem bir deniz havası… İnsanlar göle girip çıkıyor. Tertemiz bir su, suyun dibi görünüyor.. Van gölü Deniz havası veriyor. Otelde Sanatçı Ekin’i yolcu ettikten sonra  Gani Şavata ile Malatya’ya doğru yol almaya başladık. Muş’ta benzinlikte mola verdik. Benzinlik çalışanları Azad gelmiş diyerek etrafımızı sardılar. Çay-su ikramının ardından bol bol resimler çektik.  Solhyan’a vardık, çay molasında herken Azad adıyla tanınan Gani Şavata’nın etrafını yine sardılar.

Sonra yine yola çıktık, Kömürhan’da kavurma molasının ardından Malatya’ya vardık. Kimsenin gitmeye pek yanaşmadığı bir dönemde Bingöl, Muş, Ağrı , Van, Bitlis gibi illerin İlçelerini bir bir gezmiştik.  Bir darbe teşebbüsü de yaşadığımız bölgede hiçbir olumsuzluk yaşamadan dönmüştük.

Doğu illerini gezmenin tam zamanı…

Bizler endişe ile gittik, yeni dostlar edinerek geldik.

Top