Malatya Gazeteciler Cemiyeti
AKÇADAĞ CASA ŞEHİTLİĞİ SAHİPSİZ
15 Haziran 2021 Gündem 185

AKÇADAĞ CASA ŞEHİTLİĞİ SAHİPSİZ

Akçadağ'da bulunan Casa Şehitlerinin Anır mezarlığında Ağaçlar kurumuş, çimler kurumuş, Türk Bayrağı yırtılmaya başlamış. 2 yıldır ziyaret edilmeyen CASA şehitliği adeta kaderine terk edilmiş.

Malatya-Kayseri yolunun yaklaşık 30. kilometresinde yer alan Akçadağ Casa Şehitliğinde, bakımsızlık nedeniyle çimler sararmış, ağaçlar kurumuş durumda.

Bölgeyi ziyaret etmek üzere giden eğitim emeklisi Fikri Demirtaş; “İlk kez gidiyordum. Yol boyunca sarı sarı altınların kızardığını gördüm. Şehitlik anayoldan 100 metre içeride. Etrafı taş duvarla ve tel örüyle çevriliydi. Giriş kapısı arabalarında gireceği büyüklükte demir parmaklı kapının önünde durduk. Giriş kapısının önündeki beton su kanalın üstündeki mazgallar çalınıp götürüldüğü için içeriye arabayla giremedik. Şehitliğin girişinin sağ tarafında küçük bir bekçi evi yapılmış. Kapısı kilitliydi. Şehitliği bekleyen görevli yoktu. Anıtın alanına girince çınar ağaçlarının altında askeri dönemden kalma nizami çizilmiş kırmızı, beyaz boyalı araba park yerleri dikkatimizi çekti. Park yerinin sağında mermer üzerine yazılı bir kitabede, Anıt Park, Malatya Valiliğince 2. Ordu Komutanlığı ve Malatya Belediyesi’nin katkılarıyla yapılmış, 5300 metrekarelik arazi Şeyho Ertaş tarafından bağışlanmıştır yazılıydı. “ diyerek ilk izlenimlerini anlattı.

Şehitlik Anıtı’nın bulunduğu alanın hikayesinin de duygu yüklü olduğunu vurgulayan Fikri Demirtaş, duygu yüklü görüşmeyi şöyle belirtiyor: “Uçağın düştüğü alana dönemin Malatya valisi (Şu an Anayasa Mahkemesi üyeliğinden emekli) Mustafa Yıldırım kahramanların anılması ve gelecek nesiller tarafından unutulmaması için anıt yapma fikri oluşuyor. O dönem ki Akçadağ Kaymakamı Mustafa Özyapı'yı arayarak Kaymakama "git uçağın düştüğü tarlanın sahibini bul ve tarlayı (Kayısı bahçesi) bize bedeli karşılığında satmasını teklif et sakın pazarlık etme ne ücret istiyorsa vereceğimizi söyle "diyor.

Kaymakam tarla sahibi Şeyho Ertaş ile görüşüp Valinin söylediklerini belirttiğinde Akçadağlı Şeyho Ertaş "ne bedeli ne parası diyor, o kahramanlar canını bu ülke için feda etti ben kayısı bahçemi feda etmişim lafımı olur ."diyerek bahçeyi Bila bedel bağışladığını belirtiyor.”

2 yıldır korona virüs nedeniyle ziyaret edilmeyen şehitlikte ağaçlarda yeşil yapraklar sararırken, çim tamamen kaybolmuş, zemin çorak araziye dönmüş. Üzerinde 34 şehidin isminin yazdığı mermer anıtın olduğu yer adeta terkedilmiş bir mekâna dönmüş.

Bilindiği üzere; 16 Mayıs 2001'de, Kuzey Irak’taki görevden dönen Diyarbakır'dan havalanan ‘Bordo bereliler’in CASA CN235 tipi askeri nakliye uçağı, kalkıştan 25 dakika sonra kumanda arızası sonucu Malatya Akçadağ ilçesinin Güzyurdu köyü yakınlarında düşmüş, kazada bordo 1 binbaşı, 3 yüzbaşı, 3 üsteğmen, 16 astsubay, 1 uzman çavuş, 10 er şehit olmuştu...

20 yıldan beri anıt önünde uçağın düştüğü gün anma töreni düzenleniyor. Şehitlerin aileleri o anıtın başında buluşuyor. Mevlit de okutulup, katılanlara Akçadağ pilavı ikram ediliyordu. Korona virüs önlemleri nedeniyle iki yıldır şehit ailelerinin katılamadığı anma törenine sadece ilçe protokolü katılmış.

Hava Binbaşı Lütfü Ceylan, Kara Pilot Yüzbaşı Murat Erdeveci, Kara Pilot Yüzbaşı Yılmaz Tekgül, Piyade Yüzbaşı Hakan Bizrelli, Kara Pilot Üsteğmen Mahir Turan, Piyade Üsteğmen Yılmaz Gülhan, Kara Pilot Üsteğmen Levent Şahin, Piyade Başçavuş Halil Helvacıoğlu, İstihkam Kıdemli Başçavuş Ümit Başaran, İstihkam Başçavuş Nadir Türkmen, Mu. Başçavuş Mikail Altıntaş, Sağlık Başçavuş Hasan Ersoy, Piyade Kıdemli Üstçavuş Turan Kalın, Mu. Kıdemli Üstçavuş Zeki Çınar, Personel Kıdemli Üstçavuş Sudi Doruk, Hava Kıdemli Üstçavuş Mehmet Özden, Hava Kıdemli Üstçavuş Ebubekir Çakıcı, Piyade Üstçavuş Yılmaz Aydın, Piyade Üstçavuş Mahmut Öner, Uçak Bakım Üstçavuş Zahit Çelik, Uçak Bakım Üstçavuş Saadetin Boy, Jandarma Hava Kıdemli Çavuş Tuncay Urhan, Jandarma Hava Çavuş Ferhat Öztürk, Piyade Uzman Çavuş Ersin Bartan, Piyade Çavuş Bülent Haluk Demir, Muhabere Çavuş İsa Türkmen, Piyade Er Halit Güney, Piyade Er Erdal Şimşek, Piyade Er Aydın Uçar, Ulaştırma Er Mutlu Kaymakçı, Hava Er Mehmet Ali Karabudak, Hava Er Nedim Akyol, Hava Er Şefik Ayaydın ve Hava Er Atakan Caran.”

Anıtının dört bir yanını çevreleyen 34 şehit adına dikilerek dallarına şehitlerin her birinin künyeleri yazılarak asılan ağaçlarının hepsi bakımsızlıktan ilgisizlikten kuruduğunu ve kimi ağaçların künyelerinin yerlerde olduğunu ifade eden Fikri Demirtaş; “Ayrıca, anıtın başında bulunan büyük Türk Bayrağı rüzgârdan yıpranmış ve uçları yırtılmaya yüz tutmuştur. Mermer üzerinde şehit adlarının bir kısmı güneşten solmuş.

Bu gün Şehitlik Anıtına yapmış olduğum ziyarette anıt sahası içler acısı durumda ve yeterli bakımın ve özenin gösterilmediğini görmekten büyük üzüntü duydum. Bu durumu gören vatandaşlarda zannedersem bizim gibi üzülüyor ve tepki gösteriyordur. Şehitlik olarak düzenlenen alanda sulama sistemi olmasına rağmen dikilen ağaçlar kurumaya başlamış, yapılan peyzaj çalışmasında çimler sararmış otlara dönüşmüş. Güller boynunu bükmüş bir yudum su bekliyor. Kuruyan çam ağaçlarının yerine ivedilikle yöreye uygun ağaçların yeniden dikilmesi gerekmektedir. Şehitlik Anıtı içinde mermer kaideli iki çeşme yapılmış. Musluğu açınca gürül gürül su akıyor. Yine anıtın hemen giriş kapısının önünde çevrede kaysı bahçelerini sulanması için beton su kanalı var. Devlet Su işlerine ait büyük sulama kanalı 100 metre ilerde. Sulama sistemi mevcut olduğu halde ağaçlar kurumuş.Her türlü imkan olmasına rağmen ağaçların neden kurumaya terk edildiğine anlam veremeyen köylülerde, yetkililerin buna duyarsız kalmamasını ve şehitlerin ruhuna yakışır bu mekanın korunması için gerekli çalışmalar yapılmalı. 3 Ekim 2016 tarihli yönetmenliğe göre, Yurt içindeki şehitlik ve şehit mezarlarının yapımı, bakım-onarım işleri ve şehitliklerin yönetimi valiliklere verilmiştir. Bu yönetmelikten sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinin şehitliklerden elini çektiğini görüyoruz. Dolayısıyla şehitliklerin yapımı, bakımı ve onarımı konusunda acemilikler yaşandığına bir çok şehirde tanık olduğumu söyleyebilirim. Evvelce askeriyenin himayesinde olan bu Anıt, şimdi sahipsiz durumdadır. Kapısı açık. Giriş ve çıkışlar kontrolsüzdür. Kimin girip çıktığı belli değildir. Buranın girişinde evvelce askerler, korucular, bekçileri nöbet tutar, ziyaretçiler kontrollü ve kayıtlı bir şekilde geçiş yaparlarmış.

Şehitlerimiz için ne yapsak azdır. Onların anılarını minnetle, saygıyla sonsuza kadar yaşatmakta en başta devletin ve kurumlarının asli görevidir. Şehitlik yönetmeliği de bu amaç ve maksatla çıkarılmıştır. Şüphe yok ki devletimiz üzerine düşen sorumluluğun farkındadır.

 

Son çıkan şehitlik Yönetmeliğine rağmen şehitliklerin yapımı, bakımı, onarımı konusunda aksamalar yaşanıyorsa, burada kimse mazeret aramasın. Yapılması gereken Şehitlik Yönetmeliğine uygun hareket etmektir.

Bu bahsettiğimiz rahatsızlıkların yetkili birimlerce değerlendirilmesini, acilen gerekli tedbirlerin alınmasını ve millî ve manevi kutsal sayılan inançlarımız ve töremiz uğruna şehit olmuş canlara layık bir şekilde bahse konu olan bu anıtın tekrar yeniden tertibinin alınmasını, bende bir Türk evladı bir emekli öğretmen olarak beklemekteyim.

Bu toprakları bize ‘VATAN’ yapmak için canlarını göz kırpmadan feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.”diyor.

 

 

 
 

Top