Malatya Gazeteciler Cemiyeti
GAZETECİLİK MESLEĞİNİN PÎRİ LASTİK SAİT
06-10-2020 12:20 654

GAZETECİLİK MESLEĞİNİN PÎRİ LASTİK SAİT

İletişim fakültelerimizde "Türk Basın Tarihi" diye bir ders okutuluyor mu acaba?
Kemalpaşazade Sait Bey adı, Türk basın tarihin kilometre taşlarından biri. Ama onu hak ettiği ölçü tanıyor muyuz? Çağdaşı Ali Kemal, onu, "Türkiye’de gazeteciliğin ve muharrirliğin pîri" olarak göstermiştir.
Zamanımızın yazar çizer takımına, "Lastik Sait" adı ne ifade eder? Bilemiyoruz!
1848-1921 yılları arasında yaşadı.
Ahmet Rasim'e göre, yaz kış ayağına lastik giydiği için döneminin gazetecileri ve yazarları ona bu lakabı uygun görmüşler ve bu adla tanınmıştı.
Gazetecilik mesleğine Namık Kemal'in yanında başladığı bilinmektedir. Daha sonra çeşitli gazetelerde başyazarlık yaptı. Kendisi gazete çıkardı. Fransızca ve Almancayı iyi derecede biliyordu. Kitap çevirileri vardır. Yabancı basında Türkiye aleyhine çıkan yazılara yanıt verdiği için II. Abdülhamid'in zaman zaman Saray'a çağırıp kendisine iltifat ettiği de oluyordu.
Lastik Sait basında Türkçeciliği savunmasıyla da tanınırdı. Şu dizeler ona ait.
"Arapça isteyen Urban'a gitsin.
"Acemce isteyen İran'a gitsin.
"Frengiler Frengistan'a gitsin
"Ki biz Türküz, bize Türkî gekertir.
"Bunu fehmetmeyen cahil demektir."

Zaman zaman Padişah'tan takdir görse de, II. Abdülhamid kuşkucu biriydi, malum. Kuşkulandığı bir mektuptan dolayı Yemen'e sürgüne gönderdi onu. Hemen o gün alelacele vapura bindirilen Sait Bey, tam dokuz yıl boyunca San'a Kalesi'nde insan yüzü görmeksizin hapis yattı!
Mektubu yazan kendisi değildi oysa. Ziya Molla adında bir dostunun ricası üzerine kaleme alınmış bir müveddeydi. Ziya Molla onun yazdığını temize çekip Veliaht Reşad Efendi'ye gönderecekti.
Bu bir alışveriş mektubuydu. Veliaht Reşad Efendi'ye iki yüz altın karşılığında iki beyaz at satmıştı Ziya Molla. Gönderilen paranın eline geçtiğini bir mektupla bildirmek istemiş; düzgün bir dille yazılsın diye de Sait Bey'den rica etmişti.
Yalnızca elyazısı Sait Bey'e aitti. Bu, bile dokuz yıl sürgün ve hapis cezası alması için yetmişti!
Dokuz yıl boyunca bir tek gazete ya da kitap verilmedi kendisine!
Daha da kötüsü, metbuat âleminde temizliği ve titizliğiyle tanınan Lastik Sait, dokuz yıllık hapis hayatında yıkanma olanağı bulamadı!
Sait Bey'in Yemen San'a Kalesi'ndeki çilesi, ancak 2. Meşturiyet'in ilanıyla son buldu.

Top