Malatya Gazeteciler Cemiyeti
1952 Yılında Malatya Suikastı hükümlüsü Hüseyin Üzmez nasıl yakalandı
18 Mart 2020 Bir Zamanlar Malatya 20760

1952 Yılında Malatya Suikastı hükümlüsü Hüseyin Üzmez nasıl yakalandı

1952 Yılında Başbakan Adnan Menderes Malatya'da iken Gazeteci Ahmet Emin Yalman Malatya Postanesi çıkışında silahlı saldırıya uğradı. Suikastı yapan Hüseyin Üzmez bindiği bisiklet sayesinde kısa sürede yakalandı ve 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İşte 1953 Yılında Malatya Hükümet binasında bulunan Malatya adliyesinde yargılanan Hüseyin Üzmez'in tutuklu olduğu günlerdeki bu resim olayı bize hatırlattı.

Tarih 22 Kasım 1952.

Türkiye’de Başbakan Adnan Menderes rüzgarı esiyor.

Ve Menderes Malatya’da. Partisinin kongresinde katıldıktan sonra onuruna verilen akşam yemeğine katılıyor. Yemeğe Gazeteci Ahmet Emin Yalman’da davetli.

Menderes’in konuşmalarını gazetesine geçmek için Malatya Postanesine giden Yalman, postaneden çıkarken işte o suikast gerçekleşti. Yalman kurşun yağmuruna tutulmuştu. Kimin vurduğunu anlayamayan Yalman önce Malatya Palas oteline kendini atmak ister, yardım istese de orada duranlardan yardım görmez ve bu kez İş Bankasının önüne yönelir ve orada yığılıp kalır. Bir şoför tarafından alınarak Devlet Hastanesine götürülür ve son anda hayata döndürülür.

Bu olay Türkiye’de büyük yankı yapar. Malatya Suikasti diye manşetler atılır.

Başbakan Menderes Malatya’dadır ve faillerin bulunmasını ister.

Olayı görenler olmasına rağmen tanık yoktur.

Ama olay yerine yakın yerde bulunan bir bisiklet suikastı aydınlatır.

O zamanlar Malatya’da topu topu bisiklet sayısı 10-15 civarındadır. Cadde Postane önü olması nedeniyle hersek bisiklete binenleri de tanıyordu.

Bisikletle bir gencin dolaştığını haber alan kolluk kuvvetleri önce bisikletin sahibini bulurlar, sonra da Ahmet Emin Yalman’ı vuran kişiye hemen ulaşırlar.

İşte o kişi Malatyalı genç Hüseyin Üzmez’dir.

17 Yaşında ve Lise öğrencisi olduğu açıklanır.

Necip Fazıl Kısakürek azmettirici olmak üzere 18 kişi adliyeye çıkarılır.

Hüseyin Üzmez 20 yıl, 8 sanık 12’er yıl, 6 sanık da 5’er yıl hapis yatar. Necip Fazıl ve 2 arkadaşı ise beraat eder.

Hüseyin Üzmez tam 10 yıl hapis yatar.

Malatya Hükümet binasında bulunan Adliye’de yargılanır.

Dava sırasında çekilen bu resmi ilk defa yayınlıyoruz.

Resmi bizlere ulaştıran Sayın Necati Dikmen ağabeyimize teşekkür ediyoruz.

 

AHMET EMİN YALMAN’A SUİKASTI ALTAN ÖYMEN ŞÖYLE YAZIYOR:

Malatya postanesinde...
Yalman, başyazılarını yazmasının yanında, gazetesinin başarısı için, bir muhabir gibi çalışmaya da alışmıştı. 1952’nin kasım ayında da Vatan’ın ‘memleket ilaveleri’ adı altında yayınladığı eklere katkıda bulunmak için bir Anadolu gezisine çıkmıştı.
Kasım’ın ikinci yarısında, Elazığ’daydı.
Oradan Malatya’ya geçmişti. Onun Malatya’da olduğu günlerde de, Başbakan Menderes Malatya’ya gelmişti. Partisinin İl Kongresi’ne katılmıştı.
Bir gece sonra Başbakan şerefine verilen yemeğe Yalman da davetliydi. Menderes’in yemek konuşmasını dinleyince, gazeteciliği galip geldi. Konuşmanın bir özetini hemen o gece gazetesine -telefonla- bildirmek için postaneye gitmek istedi.
O zamanlar, tabii, Türkiye’deki telefon imkânları daha emekleme çağında... Bir gazetecinin şehirlerarası telefon bağlantısı kurmasının yolu, postaneye gidip, oradaki memurların başında durarak, o bağlantının kurulacağı zamanı beklemek... O ‘bekleyiş’ de -gününe göre- bazen bir saat sürer, bazen üç saat... Ama işin tek çaresi o... Postaneye gidilecek. Sabredilecek...
Yalman, o amaçla yemekten ayrıldı.
Vatan gazetesinden, onunla birlikte Malatya’ya gelen gazeteci Kemal Aydar’ı buldu. Postaneye gittiler. Memurlara gazetenin telefon numarasını bildirip beklemeye başladılar.
Yalman, o arada yemekte aldığı notları Aydar’a dikte etti. Dikte bitince telefon hâlâ bağlanmamıştı. “Ben biraz yorgunum, gidip uyuyayım. Haberi sen geçersin” dedi. Oteline gitmek üzere, postane binasından çıktı.

‘Elime taş yağıyor sandım’
Yalman’ın oteli, postane binasının önündeki büyük meydanın karşı tarafındaki Malatya Palas Oteli’ydi. Oraya varması en fazla iki dakika sürerdi. Adımlarını o güven içinde atarken, başka bir şey oldu. Bunu, Yalman’ın daha sonra yazdığı anılarından izleyelim:
“Kapıdan çıkar çıkmaz elime taş parçalarının yağdığını fark ettim. Bundan evvel tabancayla vurulmak gibi bir şey  başımdan geçmediği için elime mermilerin çarptığını ve bir suikast karşısında bulunduğumu hiç hatıra getirmedim. Karşımda kimse yoktu. Kulağıma silah sesi de gelmemişti. Birtakım münasebetsiz adamların birbirlerine taşlar attıklarını sanarak, elimi meydana doğru uzattım, ‘Artık yeter, bu manasızlığı bırakın’ diye bağırdım.
Bu sırada elimin kanlar içinde olduğunu fark ettim. Karnımdan ve bacaklarımdan aşağı da, sıcak bir şeyler akıyordu.
Bir tehlike karşısında bulunduğumu anladım, telgrafhane önündeki basamakları acele indim, hızla meydanı bir koşuda geçerek otelin kapısına yaklaştım.
Kapının bulunduğu pasajın önünde birtakım insanlar duruyordu. Kendilerine hitap ederek: ‘Taksi, doktor’ diye yardım istedim.
Hiçbiri en küçük bir ilgi göstermedi.
Sonradan anlaşıldığına göre bunlar herhalde fesat şebekesine mensup kimselerdi, cinayeti seyre çıkmışlardı.”
Ahmet Emin Yalman, anılarında tehlikenin büyüklüğünü o zaman fark ettiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“Koşarak onlardan uzaklaştım ve İş Bankası binasına doğru gittim. Bu arada herhalde pek çok kan kaybetmiş olacaktım. Ertesi gün meydanın çeşitli noktalarında görülen kan birikintileri ve elbiselerimi sırılsıklam hale koyan kanlar bunu belli etmişti. Kuvvetim sonuna gelmişti, kendimden geçtim ve yere serildim.”
Yalman’ın kendinden geçtikten sonra yerden alınıp bir otomobile bindirilerek hastaneye yetiştirilmesi bir şoför sayesinde oluyor.
Hastanede doktorlar, bir ara nabzının durmasından endişe ediyorlar... Ama sonra tehlike atlatılıyor.
Polis ise, Başbakan Adnan Menderes’in de sık sık bilgi edinmek istediği yoğun bir arama ve soruşturma faaliyetine geçiyor. Ama sonuç birdenbire alınmıyor.
Hüseyin Üzmez’in fail olarak saptanması ve aranması, olay yerine yakın bir yerdeki bisikletin sahibinin bulunmasıyla mümkün oluyor.”

Hüseyin Üzmez Malatya adliyesine götürülürken

Ahmet Emin Yalman ve Vatan Gazetesi

Ahmet Emin Yalman                              Hüseyin Üzmez

Top